Yeni bir medeniyet hayal ediyorsak, Sezai Karakoç’un diriliş çağrısını, Cemil Meriç’in arayışını, Nurettin Topçu’nun ruh çilesini anmadan konuşamayız. Kemal Tahir’in çözümlemeleri, Yaşar Kemal’in halkla kurduğu destan dili, Mehmet Akif’in imanla yoğrulmuş dizeleri, Yahya Kemal’in tarih şuuru, Necip Fazıl’ın çağrısı, Abdurrahim Karakoç’un vicdanı yankılayan sesi, Cahit Zarifoğlu’nun içe işleyen imgeleri… Bunlar yalnızca insanlar değil; bir çağın derin nefesidir.
Attila İlhan’ın başkaldırısı, Rasim Özdenören’in içe yönelen bakışı, İsmet Özel’in hesaplaşmaları, Aliya İzzetbegoviç’in ahlâkla yoğrulmuş düşüncesi, Halil İnalcık’ın tarihle kurduğu bağ, Şule Yüksel Şenler’in inançla estetik arasında kurduğu geçit, D. Mehmet Doğan’ın ise dili bir medeniyet meselesi olarak ele alan uyarıcı ve diriltici yaklaşımı... Onlar olmadan, sadece kabuktan söz ederiz; özden değil.
0
25 Temmuz 2026 16:01
Kullanıcı bu gönderiye yanıt vermeyi devre dışı bırakmış.

